ATICILIK SPORU
Atıcılık Sporu Hakkında Bilgi için tıklayınız
Avcılık Sporu Hakkında Bilgi için tıklayınız
Avcılar ve Atıcılar Kulüpleri İletişim Bilgileri için tıklayınız
Kara Avcılığı Kanunu için tıklayınız
Avcılıkta Dikkat Edilecek Hususlar için tıklayınız
Av Köpekleri hakkında bilgi için tıklayınız
Av Hayvanları hakkında bilgi için tıklayınız
Av Silahları hakkında bilgi için tıklayınız
Avcılar ve Atıcılar Kulüpleri İletişim Bilgileri için tıklayınız
Avcılık Sporu Fotoğrafları için tıklayınız
Av Silahları ve Silah Seçimi Hakkında
Avcılık ve atıcılık ata sporlarımızın en başta
gelenlerindendir. Yüzyıllar önce söylenen "At, avrat, silah"
deyimi önemini hiç kaybetmeden bugünde geçerliliğini sür-dürerek
silaha düşkünlüğümüzü ispatlamaktadır. Tabii küçük reformlarla;
örneğin at, yerini atalarımızın hayal bile edemeyecekleri
arabalara bırakmak zorunda kalmıştır. Ok, yay ve mızrak bugün
ateş gücü, öldürücü etkisi, menzili ve seriliği itibariyle kıyas
götürmez ateşli silahlarla değişim sürecini tamamlamıştır. Bu
uzun süreçte atalarımızdan miras silah ve av tutkumuz en ufak
bir değişime uğramadan bizlere aktarılmıştır. Sadece fark; avı,
hayatta kalma değil hobi amacıyla yapmamız, av sahasına
imkanlarımız nispetinde at yerine arabayla ulaşmamız, ok ve
mızrak yerine bilgimiz, ilgimiz, zevkimiz, doğrultusunda silah
kullanmamızdan ibarettir.

Bu durumda silah seçimi avın ve avlağın giderek tükenmekte
olduğu şu dönemde daha bilinçli olma zorunluluğunu
getirmektedir. Dergiyi okuyan pek çok büyüğüm ve avcı arkadaşım
benden mutlaka daha bilgili ve tecrübelidir. Ama belirteceğim
hususların pek çok av ve silah tutkununa, özellikle yeni meraklı
dostlara bir nebze faydalı olacağı inancındayım...
Seçim yaparken birkaç tablo yardımıyla silahla ilgili
eğiliminizi ve hangi silahın ne maksatla kullanılabileceğini,
basit teknik özelliklerini göz önüne serip bu konuda kendinizi
daha iyi tanımanıza yardımcı olacağımı düşünüyorum. Belirteceğim
hususların çoğu şahsi kanaatim olup genel için bağlayıcı özellik
taşımaz.
Öncelikle ülkemizde bulabileceğimiz av silahları ile ilgili ana
bilgilerin açıklanmasında, kulaktan dolma yanlış bilgilerin
doğru esaslara bağlanmasında fayda görmekteyim.
A) YARI OTOMATİK ( SEMI AUTOMATIC):
Şu an ülkemizde kullanılan en yaygın av tüfeğidir. Kanun gereği
takoz kullanıp 2+1 fişekle çalışması gerekirken genelde bu
yasağa uyulmamakta, atım adedinin fazla olması nedeniyle tercih
edilmelidir. Tercih nedenlerinden biride yüksek atım sayısı ve
yarı otomatik olmasının getirdiği kendine güvenen hissi, yani
hevestir. Bir başka neden koruma amacıyla makbul görülmesidir.
Pek çoğu bu silahları tabanca muadili olarak görmektedir. Birde
köy düğünleri esnasında ve milli maçlar sonrası insan vurmak
için tercih eden yaratıklar vardır ki bunlar konumuz dışındadır.
Bu silahlar çalışma prensipleri açısından üç grupta incelenir.
1."Gazlı" Tabir Edilenler: Patlama sonrasında tapa namlu
ağzına yanaştığında geride biriken gaz basıncının namlu
içerisindeki delikten alt aktarılıp mekanizmanın geri iletilmesi
sistemiyle çalışır.
2.Döner Başlıklar: Patlama sonucunda geriye hareket etme
eğiliminde olan fişeğin mekanizmayı itmesi sonucu çalışır.
3.Gazlı ve Döner Başlıklar: Her iki sistemin
avantajlardan istifade etmek maksadıyla çıkarılan bir
mekanizmadır.
Her üç sistemde de silahın verimi kullanılan malzemenin
kalitesine, işçiliğe ve üretim teknolojisine bağlıdır. Bunları
iyi kullanan markaların silahları diğerlerine üstünlük sağlar.
Avantajlı Yönleri Şunlardır:
1. Geçit avlarında avantaj sağlar. Yılın hırsını ördek ve
kaz geçitlerinde katliama dönüştürmek isteyen iyi bir atıcı için
gerçekten sonucu etkileyebilir.(Şahsen tasvip etmiyorum.)
2. Sürek avlarında avantajlıdır. (Tutukluk yapma
ihtimaline karşı pompalı silahlar tercih edilmelidir. Pompalı
silahlar konusuna ayrıca değineceğim.) Sürek avı risk avıdır,
özellikle acemi avcı için!!! Birkaç yönden domuzun taarruzuna
veya geçitine maruz kalma ihtimali daima vardır ve yaralı bir
domuz her zaman çok tehlikelidir. Bu durumlarda üç veya dördüncü
mermi hayat kurtarabilir.
Dezavantajları:
1. Daima fazla mermi sarfiyatına neden olur. Bu işi
gerçekten bilenler bir uçara veya kaçara ilk iki mermi isabet
etmediyse mesafenin artması nedeniyle üçüncü merminin isabet
ihtimalinin çok çok az, dördüncüsününse hemen hemen hiç
olmadığını takdir ederler. Oysa avı kaçırmama psikolojisiyle
genelde üç ve dördüncü atılır. Otomatik tabir edilen yarı
otomatik tüfekle çok mermi atıp çok av yapacağını hayal eden
silah meraklıları bunu asla unutmamalıdır. Yani iki olmazsa
üçüncü veya dördüncüde vururum hissine kapılmayınız,
yanılırsınız.
2. Ağırlığı diğer dezavantajıdır. Hem silahın boş
ağırlığı, hem de içindeki 7-8 mermi ilavesi keklik, çulluk,
tavşan avı gibi zor ve çetin arazi avlarında önemli ölçüde
dezavantajdır. Unutmayınız, bu tip arazide kat edilen her
kilometre silahın ağırlığını daha da artıracak ve hele ileri
yaştaysanız sizi oldukça yoracaktır.
Bir önceki konuda değindiğimiz gibi bu avlarda 7-8-9 mermi
hiçbir avantaj getirmez. Zaten bu kadar çok mermi alan yarı
otomatik tüfek yabancı menşeli silahlarda pek görülmez. En
kalabalığı 5+1 dir. Demek ki bu heves sadece bize mahsus.
3. Sportmence değildir. Eğer avcı için bugün, korumak
vurmaktan önemliyse o halde şans tanımak çevreci avcının
görevidir.
B- POMPALI (PUMP ACTION):
Ülkemizde genellikle kısa namlulu üretilmektedir. (Yabancı
pompalılarda uzun namlularda mevcuttur.) Bu, ülkemizde üretilen
pompalılara talebin, avdan ziyade savunma amacı taşıdığının bir
göstergesidir. Zaten 45-50-55 cm.lik namlular pek çok av için
yeterli değildir.
Avantajları:
1) Her ne kadar av tezkeresi ile temini son derece kolayda
olsa da aslında iyi bir yakın savunma silahıdır. Bilindiği
üzere çoğu kez konutlarda, kırsal alanlarda, araçlarda savunma
silahı niyetiyle taşınmaktadır. Magnum namlulu bir pompalı uygun
mermiyle çok tehlikeli bir silaha dönüşebilir. (Şahsım adına 60
cm. den kısa namlulu ve dipçiksiz olanların av tüfeği
kapsamından çıkarılması gerektiğini düşünüyorum.)
2) Sürek avının ideal silahıdır. Birkaç yönden azılı
domuzu karşısında gören veya yaralı bir azılının karşısına çıkan
avcı için kurtuluş olabilir. 1993 yılında Seben Yaylasında
maalesef bir avcı yaralı bir domuz tarafından adeta biçilmiştir.
Yarı otomatiğe göre avantajı tutukluluk ihtimalinin az
olmasıdır. Çünkü boş kovan atımı ve yenisinin dolumu manuel (el
yardımıyla) yapılmaktadır.
3) Fiyat yönünden diğer sınıflar içinde en hesaplı olanıdır.
Dezavantajları:
1- 60 cm. den kısa namluyla bence av tüfeği değildir.
Namlu 60 cm.'den uzun seçilmelidir.
2- Boşaltma-doldurma hareketi (Pump Action) pratik
gerektirir. Seri olabilmek için özel çalışma yapılmalıdır.
3- Yarı otomatikler gibi ağır ve üstelik hantal
sayılabilecek bir silah türüdür. Tüm bunlara rağmen Amerika'da
yaygın bir av silahı olduğunu okumaktayız.
C. ÇİFTELER (Yan yana ve üst- alt):
Esasen çifteler tabiri hem süper poze, hem çifteyi kapsamına
alır. Hiçbir yabancı silah kataloğunda süperpoze terimine
rastlayamadığımı ifade edebilirim. Doğru ifade yan yana çifte
(Side by side) ve üst alt çiftedir.(over and under)
Nostaljik açıdan en eski av silahları olması sebebiyle apayrı
bir önem kazanırlar. Yapımı el emeği, ustalık, incelik ve iyi
işçilik gerektirir. Dolayısıyla uğraşı, zeka ve beceri el emeği
ve göz nurunun sonucudur. Centilmen ve sportmen avcının silahı
çiftedir. Üst alt veya yan yana ayırımına girmiyorum. Çünkü bu
kişilerin el alışkanlığı, beğenisi ve zevkine bağlıdır. Her
ikisi de temelde aynıdır. Trap ve skeet yarışmalarında üst alt
çifte avantaj sağlar. Av sahasında fark kişilerin beğenisine
kalmıştır. Süslemeleri (Tam veya yarım çakmak, tam, yarım çeyrek
kabze, standart veya ceylan burnu kundak, standart, İngiliz,
monte carlo dipçik)en iyi gösteren silahlarda bunlardır. Şahsen
yukarıda belirttiğim ayrıntıların yarı otomatik veya pompalıya
çifte kadar yakıştığını düşünmüyorum. Bu tür yerli silahlar size
kalibre açısından da çok seçenek sunar. Zira yurdumuzda 12
kalibre dışında 16, 20, 28, 36, numaralı çifteler dışında pek
yarı otomatik ve pompalı göremezsiniz. 55' den 76' ya kadar pek
çok namlu uzunluğu da ayrı bir alternetiftir. Dünyanın biz hariç
her yerinde kıymetli ve popüler olan silahlar çiftelerdir.
D. YİVLİ SİLAHLAR:
Domuz, ayı, geyik, karaca nadiren kurt, çakal, kaz, gibi avlarda
tercih edilen mermi atan silahlardır. Duran hedeflerde daha
etkilidir. Hareketli hedefi tek mermiyle uzaktan vurma beceri
gerektirir. Uzak mesafeli büyük ava ilgi duyan avcının
silahıdır. Özel ihtisas gerektirdiğinden ve meraklıları zaten
ayrıntıları en iyi şekilde bildiğinden derinlemesine girmiyorum.
Yivli silahlarında yarı otomatik, pompalı ve tek atan tipte çok
çeşitli kalibreleri mevcuttur.
ÇAP AÇISINDAN:
Yivsiz av tüfeğinde çapın nasıl tespit edildiği derginin
önceki sayılarında mevcuttur. Özet olarak 454 gram kurşun
örneğin 12 çeşit parçaya ayrılır 12'de bir parçası küre haline
getirilirse kürenin çapı 12 çapa tekamül eder. 16'ya ayrılıp bir
parça küre haline getirilirse bu kürenin çapı da 16'ya denk
gelir. Bu sistem İngilizlerin bulduğu bir sistem olup Dünyada bu
şekilde kabul görmüştür.
1- 16 çap: 12 ve 20 nin arasında kalmış bir namlu
olduğundan şahsen tercih etmem. 12 ye göre bence daha az
saçmanın hedefe daha toplu gitmesi dışında avantajı yoktur.
2- 20 çap: Ülkemizde pek kullanılmasa da özellikle A.B.D.
de yaygın olduğunu duymaktayız. Bana göre kullanımı zevkli bir
çaptır. Azaltılmış barut ve saçma ile kendi fişeğini
dolduranlara maddi avantaj sağlaması yanında sesi ve geri
tepmesi de azdır. Bıldırcın avında rahatlıkla kullanıldığı gibi
toplu gitmesi nedeniyle ördekte bile kullanılabilir. Hafifliği
ve göze hoş görünümü ayrı bir ayrı bir avantajdır.
3- 12 çap: Avcının tüfeği 12 çaptır. Genel olarak fişek
numarası ve barut saçma oranının iyi ayarlanmasıyla her avda
rahatlıkla kullanılabilen en iyi çaptır. Öldürücü etkisi,
dağılımı itibariyle avantaj sağlar. Tabii ki her tür çapta şok
seçimi önemlidir. Şok konusunda bilmeniz gerekenleri de derginin
önceki sayılarında tüm ayrıntılarıyla bulabilirsiniz.
YERLİ- YABANCI FARKI:
Yabancı silah hayranlığıyla yanlış seçimler yapmanızı istemem.
Bu bölümde kesinlikle marka belirtmeyeceğim. Ama yabancı
silahların çoğunun 8. Kalite silahlar olduğunu bilerek üç
sıfırlı dolarlarınızı heba etmemenizi öneririm ama Beretta,
Remington, Winchester, Browning, Group, Bernandelli, S.K.B.,
Miroku, Antonio Zoli, Darne, Merkel, Saint Etienne, Churchill
artık klasikleşmiş silah devleridir.
Farkları KALİTELİ MALZEME, İŞÇİLİK, KİLİT SİSTEMLERİ ve sonuçta
UZUN ÖMÜRLÜ olmalıdır. Bundan dolayı dedemizin silahını bizde
kullanabiliyoruz. Müşteriye saygıları da apayrı bir güzellik
bence. Bugün A.B.D.' de veya Avrupa' da bir silah fabrikasına
yazdığınız da 15 günde kataloğu elinize yollayacaklardır. Ben
bizim iki büyük silah fabrikasına çizdiğim şekilleri fakslayıp
özel silah yaptırmak istediğimi en ince ayrıntısıyla
belirtiyorum, beyefendiler fiyatı fakslamaya dahi tenezzül
etmiyorlar. Tek fark bu işte. Tüketici dolayısıyla insana
verilen değer ve saygı. Yoksa el emeği ve zanaatta (işleme,
süsleme ve gravür) Düzce ustalarının , Beyşehir ustalarının en
az Avrupalı kadar iyi olduğunu iddia ediyorum. Ülkemiz silahları
istenildiğinde Avrupa silahlarıyla boy ölçüşebilecekken maalesef
piyasada genelde sıra tüfekleri görüyoruz. Numunelikte olsa
ithal ettikleri silahlardan teşhir için bayilere dağıtsalar
sizlerde neler yapabileceklerini hayretle göreceksiniz ama...
Sonuçta seçici olduktan sonra yerli veya yabancı da çok iyi veya
kötü olabilir ama kilit sistemleri, kubuz ve namlu çeliği, ahşap
aksamı, işçiliği konusunda seçici olmanızı tavsiye ederim. Bu
konunun ayrıntılarına ileri ki yazılarımda ayrıca değinmek
istiyorum.
Gönlümüz tabi ki paramızın ülkemizde kalması. Bizler ülkemizle
övünüyoruz ve kesinlikle yabancı malı kompleksi taşı-mıyoruz.
Yeter ki aynı ihtimamı tüm üreticilerde bize göstersin.
Dayanıklılık başlı başına bir tercih sebebidir. Bunu tayin eden
faktörler ise: Malzeme kalitesi, işçilik, kilit ve çalışma
mekanizmasının seçimi (Beretta veya Winchester kilit gibi.)
dayanıklılık, namlu basınç ve çıkış kontrol testlerinin dünya
standartlarına uygun olarak yapılmasıdır. Bunlar uygun yapıldığı
taktirde silahın cinsi, menşei, markası ne olursa olsun ömrü
uzun olacaktır. Sonuç olarak örneğin yarı otomatik çifteden
dayanıklıdır gibi bir genelleme doğru değildir.
Silahın ömrünü tayin eden diğer önemli faktörse kullanım
titizliği ve uygun bakımdır. Bu konuda da müteakip sayılarda
ayrıntılı bir yazı hazırlayacağım. Gelelim en önemli konuya:
Lütfen silah alacaksanız yada silah sahibi olupta bugüne dek
öğrenme inceliği göstermediyseniz;
Önce silahın emniyetli bir şekilde nasıl taşınacağını avlakta
emniyet kuralları ve diğer avcıya saygı kültürünü benimseyin,
öğrenin ve çevrenize aşılayın. |